..
 
AnasayfaTakvimSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Mizahi Öyküler

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Kontesta
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 150
Kayıt tarihi : 08/02/09
Nerden : mRansiLbamYa..

MesajKonu: Mizahi Öyküler   Ptsi Şub. 09, 2009 5:45 pm

koltuk meselesi...


kadın: hayatım yardım eder misin? şu koltuğu kaldıralım.

adam:....................

kadın: hayatım kiminle konuşuyorum ben?

adam: bilmem. seni dinlemiyordum. ama biraz düşünsen kiminle konuştuğunu
hatırlayabilirsin.

kadın: yardım etsene, kaldıramıyorum!

adam: kaldırma o zaman.

kadın: yerini değiştirmek istiyorum, kaldırmadan nasıl yapacağım, söyler
misin?

adam: yapamayacaksın, çünkü ben ve koltuk bu değişime karşıyız. dikkat
edersen ikimizde yerimizden kalkmak istemiyoruz.

kadın: beni deli etmek istiyorsun yine. ne var kalksan, iki saniye sürer.

adam: işim var.

kadın: ne işin var?

adam: oturuyorum. üstelik sadece oturmuyorum, aynı zamanda düşünüyorum da.
anlayacağın, çok yorgunum. başımı kaşıyacak vaktim yokken nasıl koltuk
kaldırırım. benim senden daha fazla yardıma ihtiyacım var.

kadın: ne yapabilirim acaba senin için.

adam: mesala başımı kaşı.

kadın: sen şimdi kalkmıyor musun?

adam: sevgilim, ben tipik bir kalkmayacak adamım. kalkacak adam böyle mi
konuşur? zaten o konuşmaz ki, direkt kalkar. ama ben oturuyor, düşünüyor ve
konuşuyorum. yani bütün kalkan adamlardan daha meşgulüm.

kadın: yani bu evdeki bütün işleri ben yapmak zorundayım öyle mi?

adam: hayır yavrum en zor işleri ben yapıyorum. oturmak, düşünmek, konuşmak
ve yazmak. bunların dördü de senin en beceremediğin faaliyetler ve takdir
edersin ki bunlar geri zekalı bir koltuğu gereksiz bir biçimde kaldırmaktan
daha ağır işler.

kadın: nasıl yani? ben oturmayı konuşmayı falan beceremiyorum öyle mi?

adam: daha temel birşeyi atladın. sen düşünemiyorsun. ama bunu sorun etmeye
gerek yok. bazı insanların işi budur. mesela geothe hayatı boyunca hiçbir
koltuğu yerinden kaldırmamıştır. ama isterse bu konuyla ilgili kitap
yazabilirdi. öte yandan tüm hayatını koltuk moltuk kaldırarak geçiren ama
tek bir satır yazamayan insanlarda var. sen hangisiyle evli olmak isterdin.

kadın: biraz daha yardım sever geothe en iyisi olurdu galiba.

adam: bunun yardım sevmekle ilgisi yok, kaldı ki ende yardım severim. hep
birileri bana yardım etsin isterim ayrıca geothe faust'u yazdı, daha nasıl
yardım bekliyorsun adamcağızdan? yani adam hem faust'u yazıp hem de
taşınmamıza yardım edemez ki.

kadın: senin gibisine düşünür falan değil tembel denir.

adam: bütün düşünürler tembeldir hayatım. senin anladığın anlamda bir
fiziki faaliyet yapmazlar ama kafalarının içinde hamal gibi çalışırlar.
mesela sen koltuk taşırken çok rahatsın ama ben o sırada kürt sorunu nasıl
çözülecek, eşcinsel bir kaplumbağa çevresi tarafından yadırganıyor mudur?
kanguruların karınları guruldadığı zaman karnındaki cepte bulunan yavru
durumdan olumsuz etkilenir mi? ya da bir balığın sesi kısılırsa bunu nasıl
anlarız gibi sorunları düşünüyorum. söylesene hangimiz daha yoğun bir
faaliyet içindeyiz?

kadın: bak şimdi lafı aldı nereye götürdü.

adam: evet götürdüm ve sen kılını bile kıpırdatmadın. o kadar lafı bir
yerden bir yere tek başıma götürmek kolay iş mi zannediyorsun? ama ben seni
yine de bu yüzden tembellikle suçlamıyorum.

kadın: güzel... ama şu anda ciddi bir sorunumuz var sayın düşünür.

adam: nedir?

kadın: bu koltuğun pencerenin önüne konması gerekiyor ama ben bunu tek
başıma yapamıyorum.

adam: hımmm.... koltuk ne diyor bu işe?

kadın: birşey demiyor. öyle lök gibi durmuş bekliyor.

adam: güzel, eşyanın tabiatına uygun bir durum. bir koltuktan da daha
fazlası beklenmez zaten. o zaman şöyle yapalım. koltuk yerinde kalsın. sen
pencerenin önüne git ve bu konuyu düşün.

kadın: hangi konuyu?

adam: konu serbest hayatım. seni sınırlamak istemiyorum. düşün yeter.

kadın: bütün bunları gereksiz buluyorsun, değil mi? çünkü sen düşünür ve
yazarsın. ama pantolonunun ütüsünde çift çizgi olursa bunu bir kavga sebebi
yaparsın. söylesene hangi ermiş ya da düşünür böyle bir şey yüzünden
delirmiştir.

adam: bir kere hemen şunu söyleyeyim: pantolonunda çift çizgi vardı cümlesi
durumu tam olarak anlatmıyor. pantolonunmda bir karayolları haritası vardı
demek daha doğru. sorun şu, ben o pantolonu sivas'a en kısa hangi yoldan
gidileceğini öğrenmek için kullanmıyorum. iznin olursa şık olmak istiyorum o
kadar. ermiş ve düşünür meselesine gelince. evet bütün iyi düşünürler
yaşamın bütün detaylarını ciddiye alır. çok daha basit şeyler yüzünden
delirmiş birçok düşünür biliyorum. mesela midyaus, pirinç pilavından taş
çıktığı için delirmiş ve elinde kaşığı olduğu halde bütün dünyayı dolaşıp
taşsız pirinç aramıştır. bu da midyaizm adlı, kısaca gereğinden fazla
mükemmeliyetçilik ya da mükemmel üstü mükemmellik arayışı diye
tanımlanabilecek bir felsefi akımın doğmasına neden olmuştur. midyaus'un
yaklaşık yirmidört yıl boyunca taşıdığı kaşıktan tek bir pirinç tanesini
düşürmemesi ise efsanesini daha da yücelten bir etken olmuştur. öte yandan
midyaus'un en iyi öğrencilerinden biri sikrindis, aynı işlemi bulgur pilavı
ile denemiş ancak sadece onbir yıl taşıyabilmiştir. onbir yıl sabırla
taşıdığı kaşıktaki bulgur taneleri, bir gece gördüğü karabasandan sıçrayarak
uyandığı sırada yere saçılmıştır. bunun üzerine sikrindis'in öğrencileri de
yeni bir öğretinin yolunu açmışlardır. onlara göre sikrindis'in gördüğü
kabus tanrının bu olaya direkt bir müdahalesi sayılmalıdır. çünkü gerçek
mükemmellik tanrıya has bir özelliktir. insanlar ancak bunu arayabilir, asla
bulamazlar. yani onlara göre midyaus bulmaya çalışıyordu, sikrindis sadece
arıyordu. midyaus imkansızı arayan bir deli, sikrindis ise gerçek bir
ermişti. anlatabildim mi hayatım?

kadın: ilginç... bu anlattıklarının hepsi doğru mu gerçekten?

adam: hayır değil. yani ben uydurana kadar gerçek değildiler. ama bundan
sonra olabilirler.

kadın: vay alçak, demek uydurdun hepsini. hay allah! alem adamsın vallahi.
neyse... haydi yardım et de şu koltuğu kaldıralım.

adam:? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ? ?

yılmaz erdoğan (gürbüz vural - aktuel dergisi)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://draconiantr.forumt.biz
Kontesta
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 150
Kayıt tarihi : 08/02/09
Nerden : mRansiLbamYa..

MesajKonu: Uykusuz- Umut Sarıkaya   Ptsi Şub. 09, 2009 5:46 pm

................O gittikten sonra aynaya baktım, boş midem yandığı halde bir sigara yakıp hayatımı düşündüm. Hayatımda sağlık konusunda edindiğim hiçbir ilke yoktu. Uç uca yaktığım sigaraları, gece üçte makarna yapmaları, bir oturuşta içtiğim iki demlik çayı, uykusuz geceleri, sporsuz geçen bir ömrü düşündüm.................................
Hemen gazeteyi açtım, yaşam sayfasına baktım. Mucizevi bitki sarımsaktan bahsediyor, sayılamayacak kadar yararı olduğundan dem vuruyordu. Mutfağa koşup bi baş sarımsağı ekmeksiz, aç karna yedim. İşte şimdi daha iyi hissediyordum kendimi. Evdeki kahveyi, kolayı, küp şekeri, sigarayı çöpe attım. Dışarı çıkıp biraz alışveriş yaptım. Yağsız süt, portakal suyu, bolca tahıllı gıda ve sağlıklı yaşamla ilgili yazılmış birkaç kitap ve bugünün gazetesini aldım. Bol tahıllı ve portakal sulu kahvaltımı yaparak gazeteme şöyle bir göz gezdirdim. Bu sefer de maydanoz göklere çıkarılıyordu. Zeytinyağından bir fırt alıp evden çıktım. Geçerken bir demet maydonoz alıp dergiye gittim. Maydonozu saplarıyla beraber yerken bir yandan da köşemi çizdim. İki ay sonra bir baş sarımsakla başlayan sağlıklı yaşam felsefemi tamamen uygulamaya geçirmiştim. Düzenli spora başlamıştım, gazetede hakkında yazılan bütün mucizevi bitkilere saldırıyordum, düzenli banyo, akşam 9 da uyku, sabah koşu yaşamımın olmazsa olmazlarıydı. Kırmızı et tabii ki hayatımda yoktu, akşamları bir kadeh şaraptan başka bir içki içmiyordum. Sürekli sağlığı düşünüyordum. Spora ve sağlığa adamıştım ömrümü. Yürürken şurayı da koşarak geçeyim kar kardır diye apansız koşuyordum. Yemek yerken, lokmaları 40 kere çiğnemeden yutmamak için sürekli içimden saydığımdan anlatılanları zerre dinlemiyordum. organik besine karşı öyle bir tutku vardı ki içimde masanın tahta bacağını suda kaynatıp suyunu içmeyi, hatta deriden emilim olsun diye sırtıma, çorabımın içine bir marul yaprağı koymayı bile düşündüm. Kız arkadaşımı da böyle yaşamaya ikna etmek için çalışıyordum, deniyor ama bir türlü sigaradan vazgeçmiyordu. İşten 7 de çıktığı benim de 9 da yatakta olmam gerektiği için zaten ancak hafta sonları buluşuyorduk. Benim mutluluğum ilişkimize de yansıyordu. Az görüşmemize karşın beni daha çok sevdiğini hissediyordum.
Bir gün aradı. “Bana gel, bi çuval çekilmiş üzüm çekirdeği aldım. Hem yer hem konuşuruz” dedim. Dışarıda buluşmamız konusunda ısrar etti ama 9 da yatmam konusunda çok katı olduğumu söyleyince geldi. “üzüm çekirdeğini boş ver de yanıma otur” dedi. Oturdum, “Umut ben…Umut…Allah aşkına şu elinle ritm tutmayı kes de beni dinle! ”diye sinirli bir şekilde konuşmaya girmeye çalıştı. Hemen biraz lavanta çiçeği dayadım burnuna “sinire iyi gelir, kokla “ diye ek bilgi sundum. Çiçeği alıp fırlattı. Seksin yararlarını okumuştum kitapta. Hem ben sağlığıma bakarım, hem de O sebeplenir diye etkilemek için eşofmanımın arkasını sıyırıp, iki ay kadar öncesine göre fındık gibi olmuş g.tümü sergilemek için halının üzerinde bi kaç tur attım. Büsbütün attı tepesi. “Umut, ben senden tiksiniyorum, sırf sana bunu söylemek için buluştum, Sen g.tünü açmış geziyorsun”deyip, çekti gitti. Saate baktım 9 u 20 geçiyordu. Düzenimi bozduğu için çok kızdım ona ve onu hiç affetmedim. Yatağa yatıp ağzıma biraz üzüm çekirdeği koyup, kendime nefis bir uyku çektim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://draconiantr.forumt.biz
Kontesta
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 150
Kayıt tarihi : 08/02/09
Nerden : mRansiLbamYa..

MesajKonu: Bilet (uykusuz)   Ptsi Şub. 09, 2009 5:47 pm


bu yaz çok bunalmak

terden isilik olmak

kelebek vadisi'ne gidiliyomuş geyiğine kulak kabartmak

duyduğunu hemen sorgulamaksızın uygulamak

ertesi sabah dergide, hiç bilmediğin gitmediğin halde kelebek vadisini umut'a övmek

umut'un sabahlamış boş kafayla gelen her teklifi değerlendirecek olması

akabinde kabul etmesi

Umut'un yola çıkıcaz diye yıkanıp gelmesi (evi sarıyerde dergi taksimde)

Yola çıkmak

Umut'un çok şampuan kokması ve lifle çok ovduğu için pembe suratlı olması

Kelebeklere varmak

kelebek mi kelebekler mi diye tartışmak

Emrah Ablak'ın bi sürü uzun arkadaşıyla çok eğlendiğini görmek

Sahilin rastadan, şile bezinden geçilmemesi

rasta içinde kalmak

çadırda uyanmak kabir azabı çekmek, yanmak

çadırdan kendini dışarıya atmaya mecal bulamamak

ortamsızlık...

kaynaşamamak

yapacak bişey olmaması

akşam diskodan medet ummak

ama akşam adam içinde kalmak

umut'la düğün salonu tadında dans etmek

mütecavüz okur tartaklamak

herkesten çıkan tatsızlık adına özür dilenmesi

bardan bişey çıkmayınca sahilde oturanlara kaynaşmaya çalışmak

orda da adam yanına oturmak, pis geyiğe maruz kalmak

aradığını orda da bulamamak

şelaleyi görmek zorunda bırakılmak

herkezin şelaleyi mutlaka görün geyiğinden ötürü kayalara tırmanmak

şelaleye bakmak, etkilenmemek

biraz daha bakmak yine de etkilenememek

hemen inmek

doğadan tad alamamak

sahile inmek

voleybol oynayanları incelemek

bi an denize kaçan topu alıp tanışmak istemek

umutun bi an yeltenmesi

ama vazgeçmek

bunların hepsinin üç saniyede olması

ertesi gün dönmeye karar vermek

gidip herkesle vedalaşmak

seramoniyi uzattıkça uzatmak

öpüşmeler, sarılmalar, ne olur birazdaha kalın yakarışları

bunların hiç birine tamah etmemek

ve ertesi akşam yine diskoda belirmek

gitmediğimizin anlaşılması

insanların gözünde bütün kredinin sarsılması

kalan krediyle o gece de coşmak

olur ha diye beklemek

yaklaşmak

bu gidicez diyip gitmemenin

bi kaç gece daha devam etmesi

ve dördüncü gece yine diskoda belirince kredinin artık dibe vurması

bindikleri takayla vadiden uzaklaşırken bu ikili

el sallamalarına karadan herhangi bir karşılık alamamak

fethiyeden istanbula bilet bulamayınca bi an paniklemek

izmire bi gidelim de ordan gideriz istanbuia demek

izmire gitmek, ordan istanbula dönmek

aylar geçmesi...

cüzdanı temizlemeye karar vermek

biraz tütün, 1 ytl, kimden alındığı bilinmeyen kartlar, emlakçı kartları ve bu biletin cüzdandan çıkması

bileti çöpe atarken göz atmak

fakat?......iyice!!!!!..tam olmuşşş memleket meğersem.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://draconiantr.forumt.biz
sİyaAhH
Kücük Draconian
Kücük Draconian
avatar

Mesaj Sayısı : 91
Kayıt tarihi : 08/02/09
Nerden : Nihilist Dünyam..!

MesajKonu: Geri: Mizahi Öyküler   Salı Şub. 10, 2009 10:39 pm

Kontesta demiş ki:

bu yaz çok bunalmak

terden isilik olmak

kelebek vadisi'ne gidiliyomuş geyiğine kulak kabartmak

duyduğunu hemen sorgulamaksızın uygulamak

ertesi sabah dergide, hiç bilmediğin gitmediğin halde kelebek vadisini umut'a övmek

umut'un sabahlamış boş kafayla gelen her teklifi değerlendirecek olması

akabinde kabul etmesi

Umut'un yola çıkıcaz diye yıkanıp gelmesi (evi sarıyerde dergi taksimde)

Yola çıkmak

Umut'un çok şampuan kokması ve lifle çok ovduğu için pembe suratlı olması

Kelebeklere varmak

kelebek mi kelebekler mi diye tartışmak

Emrah Ablak'ın bi sürü uzun arkadaşıyla çok eğlendiğini görmek

Sahilin rastadan, şile bezinden geçilmemesi

rasta içinde kalmak

çadırda uyanmak kabir azabı çekmek, yanmak

çadırdan kendini dışarıya atmaya mecal bulamamak

ortamsızlık...

kaynaşamamak

yapacak bişey olmaması

akşam diskodan medet ummak

ama akşam adam içinde kalmak

umut'la düğün salonu tadında dans etmek

mütecavüz okur tartaklamak

herkesten çıkan tatsızlık adına özür dilenmesi

bardan bişey çıkmayınca sahilde oturanlara kaynaşmaya çalışmak

orda da adam yanına oturmak, pis geyiğe maruz kalmak

aradığını orda da bulamamak

şelaleyi görmek zorunda bırakılmak

herkezin şelaleyi mutlaka görün geyiğinden ötürü kayalara tırmanmak

şelaleye bakmak, etkilenmemek

biraz daha bakmak yine de etkilenememek

hemen inmek

doğadan tad alamamak

sahile inmek

voleybol oynayanları incelemek

bi an denize kaçan topu alıp tanışmak istemek

umutun bi an yeltenmesi

ama vazgeçmek

bunların hepsinin üç saniyede olması

ertesi gün dönmeye karar vermek

gidip herkesle vedalaşmak

seramoniyi uzattıkça uzatmak

öpüşmeler, sarılmalar, ne olur birazdaha kalın yakarışları

bunların hiç birine tamah etmemek

ve ertesi akşam yine diskoda belirmek

gitmediğimizin anlaşılması

insanların gözünde bütün kredinin sarsılması

kalan krediyle o gece de coşmak

olur ha diye beklemek

yaklaşmak

bu gidicez diyip gitmemenin

bi kaç gece daha devam etmesi

ve dördüncü gece yine diskoda belirince kredinin artık dibe vurması

bindikleri takayla vadiden uzaklaşırken bu ikili

el sallamalarına karadan herhangi bir karşılık alamamak

fethiyeden istanbula bilet bulamayınca bi an paniklemek

izmire bi gidelim de ordan gideriz istanbuia demek

izmire gitmek, ordan istanbula dönmek

aylar geçmesi...

cüzdanı temizlemeye karar vermek

biraz tütün, 1 ytl, kimden alındığı bilinmeyen kartlar, emlakçı kartları ve bu biletin cüzdandan çıkması

bileti çöpe atarken göz atmak

fakat?......iyice!!!!!..tam olmuşşş memleket meğersem.

Büstün ... .P
Bayılıyorum bu adama yahu .D
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://werderweremem.vampire-legend.com/forum.htm
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Mizahi Öyküler   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Mizahi Öyküler
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Draconian Türkiye :: Hayattan :: Mizah-
Buraya geçin: